~ Aşağıdaki İlan Panosu, yeni duyuru eklendiğinde kızaracaktır. Güncel duyuruları oradan takip edebilirsiniz.
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Evangeline L.R. Glennon

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Evangeline L.R. Glennon
Gryffindor I. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Yaş : 26
Rp Yaşı : 11
Kan Statüsü : Safkan
Rp Partneri : yok
Desteklediği Taraf : Aydınlık Taraf
En Belirgin Özelliği : Kararlı, Hırslı
Kayıt tarihi : 10/11/08

MesajKonu: Evangeline L.R. Glennon   Ptsi Kas. 10, 2008 12:52 pm

¤ Adı ~ Evangeline Larissa Raphaela
¤ Soyadı ~ Glennon
¤ Yaşı ~ 11
¤ Kan Statüsü ~ Safkan
¤ Uyruğu ~ İngiliz

¤ Fiziksel Özellikleri ~




¤ Kişisel Özellikleri ~

Eva babasıyla beraber büyümüştür; belki de bu yüzden duygusallıktan uzak, daha gerçekçi ve güçlü bir kişiliğe sahiptir. Söylediği yalanların mutlaka bir gün açığa çıkacağını bildiğinden yalan söylemekten ve ikiyüzlülükten hep kaçmıştır; ancak çok zor durumda kaldığında yalan söyleyebilir ve ancak zor durumda kaldığında karşısındakini inandırabilir. Çevresine karşı sorumluluklarının farkındadır ve bu doğruluda hareket eder. Kendisini küçük düşürecek davranışlardan kaçınır; ancak karar verdiği hiçbir konuda pişmanlık duymaz. Eva insanları kendine hayran bırakabilecek derecede cesarete sahiptir. Babası, bazı dönemler işi için şehir dışına çıkmak durumunda kaldığında, Eva kendi kendine bakabilmiş ve evi koruyabilmeyi başarabilmiştir. Eva hayvanları, onlarla oynamayı çok sever; bu sebeple kollarında ve bacaklarında onlardan kalma izler taşımaktadır. Hayvan sevgisi yüzünden çok fazla yaralanmıştır.
Eva çok kötü durumlarda bile kendini ayakta tutmayı başarmıştır; ağlamaktan kaçmış olaylara soğukkanlılıkla yaklaşmıştır. Çok yönlü düşünmeyi kendisine alışkanlık haline getirmiştir ki bu çoğu kişide olmayan bir özelliktir. Çevresine karşı kendini savunabilir; kendini küçük düşürmeye çalışan kişileri kolayca alt edebilir.

¤ Ailesi / Geçmişi ~

Babası Raphael Glennon, annesi Larissa ile Hogwarts’ta tanıştılar ve her ikisi de Gryffindor daydılar. Raphael Glennon 42 yaşında bir yazardır; yazılarında genelde sihirli yaratıklarla ilgilidir ve Eva’nın sihirli yaratıklara olan ilgisi bu kitapları okumasıyla başlamıştır. Annesi Larissa 24 yaşındayken hayatını babasının değimiyle böceklerin peşinde koşarken yitirmiştir. Larissa bir böcekbilimciydi ve zamanının çoğunu böcekleri araştırmakla geçiriyordu. Bir gün zehirli bir örümcek tarafından ısırılınca hayatını kaybetti. Larissa hayatını kaybettikten uzun süre sonra Eva, babası ile birlikte amcası ve kuzenlerinin de bulunduğu babaannesinin evine taşındı. Glennon ailesinde herkes safkandır; ancak kimse yarımkanlılığı veya muggle doğumlu olmayı eksiklik olarak görmemiştir.

Eva annesini kaybettikten sonra fazla büyük sayılamayacak bir evde babasıyla beraber, okula başlamadan bir yıl önce de babaannesinin evinde kuzenleriyle büyümüştür. Babası onu bir erkek gibi yetiştirdiği için, duygularını pek dışarı çıkarmamayı başarmıştır. Babası yılda üç dört kez kitapları için araştırma yapmaya şehir dışına çıkar ve Eva’ya zarar gelmesin diye onu yanına almaz. Eva bu süre içerisinde küçük yaşlarını saymazsak babaannesine gitmeyi hep reddetmiş ve evde yalnız başına kendine bakmayı becermiştir.

¤ Örnek Rp ~

Güneş’in yeryüzünde yaşayan insanlardan kaçarcasına bulutların arkasına gizlendiği, ışığından ve sıcağından mahrum bıraktığı kış günlerinden biriydi. Glennonların küçük tahta evinde Bayan Glennon asasının küçük dokunuşlarıyla yemek hazırlamakla meşguldü, aynı zamanda kocasına laf yetiştirmeye çalışıyordu.

“Raphael, Eva’nın altını değiştirdin mi?”

Bay Glennon karısının sözünü duyunca istemeyerek elindeki kalemi ve kağıdı bırakıp asasına uzandı ve küçük beşiğinde yatan, ailenin yeni üyesi Eva’ya doğrulttu. Eva’nın suratı birden ekşidi, altındaki bez kayıp gitmiş ve yerine yeni bir bez gelmişti, yeni bezin gelmesiyle beraber küçük Glennon yüzünü ekşitmeyi bırakıp, yavaş yavaş gözlerini kapattı.
İşini bitirmenin keyfini yaşayan Bay Glennon elini kalemi almıştı ki Bayan Glennon tekrar seslendi:


“Hayatım, üşümeye başladım sobayı yakabilir misin?”

Bay Glennon sinirle:
“Larissa işim var görmüyor musun?”,


dedi ve kalemi eline yeniden alıp yazısına devam etti. O sırada Bayan Glennon hışımla içeri geldi ve kocasına dönerek “ Bütün gün otluklar, çimenlikler arasında o böcek senin bu böcek benim dolaşıyordum.” Her sözünde Bay Glennon’a biraz daha yaklaşıyordu. “ Sonra eve geldim ve etrafı topladım. Ben ormandayken de yazı yazıyordun, eve gelip tüm bu dağınıklığı toplarken de. Senin işin olduğunu düşünerek mutfağa karnımızı doyurmaya gittim ve sen hala yazı yazıyorsun.” Bunu söylediğinde iyice yaklaşmıştı. “ Eva’nın altını değiştirir misin diyorum, mırın kırın ederek yapıyorsun” Bayan Glennon’un soluğu artık Bay Glennon’un suratına çarpıyordu. “ Ve şimdi üşüdüğümü söylüyorum sen şu lanet olası yazından kafanı kaldırmaya bile yeltenmiyorsun” dedi masanın üzerindeki kağıtları göstererek.
Bay ve Bayan Glennon burun buruna gelmişlerdi. Bayan Glennon’un tüm bu kızgınlığına rağmen, Bay Glennon hiç aldırış etmiyormuş gibi yüzüne sakin bir ifade takmıştı ve bu ifade küçük bir sırıtmaya dönüştü. Bayan Glennon bu sırıtma karşılığında iyice sinirlenmişti; tam ağzını açıp bir şeyler daha söyleyecekti ki, Bay Glennon işaret parmağını karısının dudağın doğrulttu ve sus anlamında “Şşş” dedi ve karısının dudaklarına kocaman bir öpücük kondurdu, buna karşı koyamayan Bayan Glennon’da kocasına sarıldı:
“Seni gidi pis oyuncu” diye fısıldadı kocasının kulağına. Buna karşılık Bay Glennon, “Seni sinirlendirmeyi seviyorum” dedi. Ellerini şaplatarak, “Hadi şimdi ısınalım öyleyse” dedi ve muggle yapımı ısıtıcıya asasını doğrulttu, birden soba gümbürdedi ve o tatlı ateş çıtırdamaları duyuldu.
Bay Glennon masasına geri dönerken mutfağa doğru giden karısına baktı ve endişeyle seslendi:
“Yarın yine ormana gidecek misin, Larissa?” Bayan Glennon sanki utanıyormuşçasına başını çevirmeden hafifçe “Evet” dedi.
“Orada yaralanmandan korkuyorum, biliyorsun örümcekler tehlikeli hayvanlar, ve seni ısırırlarsa…” o sırada Bayan Glennon söze girdi: “Beni ısırmayacaklar Raphael, bana bir şey olmayacak, yarın sabahtan ormana gideceğim, akşam tekrar buraya gelip seni masanın başında bulacağım ve sana söylene söylene etrafı toparlayacağım” dedi gülümseyerek. Bay Glennon da zor da olsa karısına gülümsedi. Aslında söylemek istediği o kadar çok şey vardı ki… Yine de susuyordu, çünkü biliyordu ki karısı yarın gitmezse hayallerinin peşini bırakmış olacaktı ki Bay Glennon hayallerinden ayrılmış bir Larissa düşünemiyordu. Bu yüzden daha fazla ısrar etmedi ve masaya döndü.

Bayan Glennon sabah erkenden kalkmış, görev eşyalarını giyinmiş eşyalarını bir sırt çantasının içine yerleştiriyordu. İşi bittikten sonra hala uyumakta olan kocasına uzun uzun baktı ve akşam görüşürüz diyerek, dudaklarına bir öpücük kondurdu. Sonra karyolanın yanındaki küçük beşiğe yöneldi ve küçük tatlı Evasına doya doya baktı. Onu mis gibi kokusunu içine çekerek öptü. “Ben gelene kadar sakın babanı üzme, tamam mı Evacık?” dedi yeni yeni uzamaya başlamış kızıl saçlarını severek. Kızına şöyle bir baktı da hiçbir zaman kabullenmediği bir şey fark etti: “Sen gerçekten Raphael’e çok benziyorsun” dedi gülümseyerek ve sonra sırt çantasını alıp parmak uçlarının üzerinde odadan çıktı. Ardından çıkış kapısının sesi duyuldu ve tam o sırada Bay Glennon gözlerini açtı, aslında bütün gece uyumamış karısını düşünmüştü. Onu ormana göndermeyi hiç ama hiç istemiyordu ama karısının hevesine de karşı çıkamıyordu.
Sonra kafasındakileri bir kenara koyarak beşiğe döndü. Eva da uyanmıştı; ancak ses çıkartmıyordu. Bay Glennon onu kucağına alarak salona gitti.

Hava iyice kararmaya başlamıştı ve Bayan Glennon hala ortalıkta yoktu. Bay Glennon iyice telaşlanmaya başlamıştı. Kendi telaşı yetmezmiş gibi Eva da ağlıyordu. Bay Glennon onu susturmak için sürekli pışpışlıyor ve arada Larissa’nın gelip gelmediğini görmek için pencereye bakıyordu. Bir taraftan “Hadi Eva ama ağlamamalısın bak şimdi annen gelecek, seni böyle ağlarken görürse bana ah Raphael Evamı niçin ağlatıyorsun diyecek” derken, bir taraftan da “ Ah Larissa nerede kaldın, bak artık gece oldu gel artık.. Ah Larissa… Ah Larissa”Aradan 1 saat geçtikten sonra Bay Glennon iyice telaşlanmıştı, Larissa’nın bürosuna gidip hangi bölgede çalıştıklarını öğrenmeyi planlıyordu ve giyinmek için odaya doğru adım atmıştı ki kapı çalındı.
Bay Glennon hızla kapıyı açtı
“Ah Larissa nerelerde kaldın” dedi kapıdaki kişiye bakmadan. Kafasını kaldırdığında Larissa’yı değil, Larissa’nın patronu Bay Ludovici’yi gördü. “Hoş geldiniz Bay Ludovici” dedi eliyle onu içeriye buyur ederek. “Larissa nerede kaldı? Hiç bu kadar gecikmezdi, güneş batmadan evde olmak isterdi.”
“Ben de sizinle Larissa hakkında konuşmaya geldim.” Dedi Bay Ludovici bir koltuğa oturarak.
“Ne oldu? Yoksa Larissa yaralandı mı?” Bay Ludovici başını önüne eğdi. “Ah ona gitmemesini söylemiştim, onu uyarmıştım ve şimdi yaralandı. Beni neden çağırmadınız? Burada meraktan ölüyordum.” Pelerinine uzandı. “Hadi hemen Larissa’nın yanına gidelim Bay Ludovici, bana ihtiyacı vardır.”
Bay Ludovici oturduğu yerden kalktı ve Bay Glennon’a döndü: “Bay Glennon çok üzgünüm ama Larissa’yı kaybettik” dedi ve pelerininden çıkarttığı mendiller kanlı gözlerinin yaşlarını sildi.
Bay Glennon beyninden vurulmuşa dönmüştü, pelerini elinden düştü ve boşluğa gözlerini dikti. Sanki bir şeye dikkatle bakıyormuş gibi odaklanmıştı ve bu odaklanmayı Eva’nın ağlaması bozdu. Zavallı küçük kız annesinin ölümünü hissetmişçesine saatlerce ağlamıştı ve şimdi de yeri göğü inleterek çığlıklar basarak ağlıyordu. Bay Glennon küçük kızına döndü “Şşşş” dedi, “ Ağlamamalısın, annen ağlamayı hiç sevmez ve tabi senin de ağlamanı istemez, sus Eva’m sakın ağlama” Bay Glennon bir büyünün etkisindeymiş gibi sakindi ve boş bakıyordu. Bunları söyledikten sonra Bay Ludovici’ye döndü. “Ol…Olay…Olay nasıl oldu anlatır mısınız? Ya da onun yanında anlatın, daha fazla burada durmak istemiyorum.”
Bay Ludovici başını peki anlamında salladı, ve buharlaşarak, Larissa’nın yanına, ofise geldiler. Bay Glennon kucağında Eva ile hemen Larissa’nın yanına geldi ve onun bembeyaz olmuş yüzüne dokundu, buz gibiydi. Gözünde zor tuttuğu bir damla yaş yanaklarından süzüldü ve Bayan Glennon’un eline düştü. Bay Glennon yaşının düştüğü yere baktı, kocaman bir yara vardı. Arkasındaki görevliye dönüp bağırmaya başladı:
“Nasıl oldu bu? Bu Nasıl oldu, size söylüyorum bana bunun nedenini açıklayın.” Bay Glennon bir Larissa’nın büyük yarasına bir de görevliye bakıyordu. Görevli eliyle odanın bir köşesinde duran büyük kavanozu gözsterdi. Bay Glennon kafasını çevirdi ve o korkunç örümceği gördü. “Demek bu lanet olası hayvan yaptı bunu, Ah Larissa!! Sana söylemiştim, uzak dur demiştim ama sen beni dinlemedin.” Dedi tekrardan bembeyaz olmuş karısına dönerek.
Başka bir görevli Bay Glennon’u sakinleştirmek için omzuna dokundu: “Sakin olun Bay Glennon, lütfen.”
“Nasıl sakin olabilirim, söyleyin bana nasıl? Larissamın şimdi cenaze töreni mi olacak, halbuki 3 yıl önce evlilik törenimiz omuştu.” Bay Glennon bunları söyledikten sonra hüngür hüngür ağlamaya başladı; ancak sonra gözyaşlarını durdurdu ve karısına döndü, son kez onu dudaklarından öperken, “Kızımıza çok iyi bakacağım” diye fısıldadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Christina A. Carlisle
Kara Büyü Profesörü ve Slytherin Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 232
Yaş : 30
Rp Yaşı : 25
Kan Statüsü : Safkan
Desteklediği Taraf : Karanlık Taraf
En Belirgin Özelliği : Soğuk ve Gizemli
Kayıt tarihi : 03/11/08

MesajKonu: Geri: Evangeline L.R. Glennon   Ptsi Kas. 10, 2008 1:35 pm

Gryffindor ~

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Evangeline L.R. Glennon
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts'ın Karanlık Yüzünden Önce :: Karakter :: Seçme Bölümü-
Buraya geçin: