~ Aşağıdaki İlan Panosu, yeni duyuru eklendiğinde kızaracaktır. Güncel duyuruları oradan takip edebilirsiniz.
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Lycia Sonia Lonyttå

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lycia Sonia Lonyttå
Slytherin I. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 17
Asa : Anka kanı ve veela teleğinden yapılma, esnektir.
Evcil Hayvanı : Lumina // Bir yaşındaki simsiyah kutup tilkimm. Helny // Zifiri siyah renklere sahip baykuşum...
Rp Yaşı : 11
Kan Statüsü : safkan
Rp Partneri : Yok x)
Desteklediği Taraf : Karanlık
En Belirgin Özelliği : Gizemli olması
Kayıt tarihi : 08/11/08

MesajKonu: Lycia Sonia Lonyttå   Paz Kas. 09, 2008 7:16 am

| Karakterin |



¤ Adı ~ Lycia Sonia
¤ Soyadı ~ Lonyttå
¤ Yaşı ~ Onbir
¤ Kan Statüsü ~ Safkan
¤ Uyruğu ~ İsveç & Danimarka melezi

¤ Fiziksel Özellikleri ~

' Uzunluk ~ Yaşıtlarına göre kısadır, Lycia. Zaten uzun olmak asla bir dileği olmamıştır. Her zaman kısa boyluluktan yararlanıp işlerini ona göre ayarlamıştır.
' Gözleri ~ Tartışılmaz güzellikle gözleri vardır. Çekik ve iri olan gözleri ne kadar Lycia'yı bir Japon gibi göstersede öyle değildir. Beyaza yakın bir griye sahip gözleri olmasına rağmen yeşil lens takar. Lycia'yı bir koyu gümüş birde yeşil renk gözle görebilirsiniz.
' Saçları ~ Her zaman omuzlarına kadar dökülen saçlarını sevmiştir. Zaten uzun saçtan nefret etmektedir. Saçları en fazla kürek kemiklerine kadar uzamıştır ama bunda bile rahatsız olup kestirmiştir. Zifiri siyah diyebileceğimiz dümdüz saçlara sahiptir. Saçlarına büyü yapsanız bile asla şekle girmez. Hep bozulur ve eski düz haline döner.
' Dövmesi ~ Şah damarının üstünde, üstte Danca 'Dark Side' altında hemen daha küçük bir yazıyla ve İsveççe 'Lady Lonyttå' yazar. Bu dövmeyi yaptırırken ne kadar sağlığını tehlikeye attıysada buna deymiştir. Çünkü o dövmesine bayılır.

¤ Kişisel Özellikleri ~
' Depresif ~ Sırf bu huyu yüzünden pek bir arkadaşı yoktur. Gizemli olmaya bayılır. Karanlık yerler, sessiz ortamlar, fazla arkadaşı olmaması, bütün bunlar Lycia'yı depresif kılmıştır. Küçüklüğünden beri sessiz bir ailede yaşamıştır. Bu yüzden hiç bir arkadaşı yoktur.
' Ağır başlı ~ Öyle hemen her konuya girmez. Kendi bildiği konularla uğraşır. Zaten bu nedenle yüzünde hep alaycı bir ifade vardır. Asla saçma sapan cümleler kurmaz. Lycia için çok konuşmak boş konuşmaktır.
' Sinirli ~ Lycia'yı asla mutlu göremezsiniz. Doğum günlerinde bile her şeyi berbat edebilir. Sinirli ve mutsuz bir yapısı vardır. Heran patlayacak bir bomba gibidir. Lycia hakkında yanlış bir şey söylerseniz anında ne yapacağınızıda düşünmeniz gerekir. Bu yüzden kimseyle konuşmaz. Onların kalbini kıracağını düşünür.
' Şımarık ~ Pek fazla olmasada böyledir. Asla vazgeçemez. Evin en küçük çocuğu olsa bile hep şımarık olmuştur ve öyle devam edecektir.
' Kitap kurdu ~ Asla ayrılamadığı kitaplar... Kendine en yakın arkadaş bulduğu ikinci şeydir. Durmadan kitap okur. Bir şeyler düşünür. Her şey hakkında ayrıntılı bilgi arar.
' Kendini beğenmiş ~ Bu huyunu ne kadar inkar etsede herkes Lycia'nın kendini beğenmiş birisi olduğunu bilir.
' Zeki ~ Ah her şey Lycia için zeka gerektirir. İnsanın aklına gelebilecek her şey.
' Gizemli ~ Hakkında asla bir bilgiye sahip olamazsınız. Ne kadar bunu denemeye başlarsanız başlayın hep başka konulara sürüklenir ve bir anda kendinizin bütün özel sırlarınızı ve düşüncelerinizi Lycia'yla konuşurken bulursunuz. Ama bunu asla Lycia'ya karşı yapamazsınız. Eğer çok ileriye giderseniz kendinizi Lycia üstünüze yürürken bulabilirsiniz.


¤ Ailesi / Geçmişi ~ (İsteğe bağlı)

¤ Örnek Rp ~ "Tanrı aşkına Lynn! Biraz olsun şu çenen kapansa artık! Sabahtan beri yanımda dedikodu yapıyorsun ve durmadan soru soruyorsun! Gidiyorum ben! Sakın arkamdan gelmeyen kalkışma! Eğer bunu yaparsan seni öldürebilirim!"

Lycia sinirle yumruklarını sıkarak Lynn'a çıkışmaya başlamıştı. Bu kız gerçekten susmak ne demek bilmiyordu. Durmadan konuşuyor, veya erkeklerden bahsediyordu. Gözlerini sinirle yuvalarında döndürüp ellerini serbest bıraktı. Sakin olmalıydı. Ona sinir yakışmıyordu öyle değil mi? Annesi ona her zaman böyle söylememiş miydi? Ama Lynn'ın bir sözüne daha tahammülü yoktu. Artık çenesini kapaması ve ne işi varsa onu yapmasını istiyordu. Hoş, onun işi olamazdı ya! O konuşmaktan başka bir şey bilmezdi zaten. Gözlerini iki defa kırpıştırıp dlabına doğru ilerledi. O hafif nemli dolabın demirden kulpunu tutup kendine doğru yavaşça çekti. Şu kapılardan nefret ediyordu. Kulak tırmalayıcı bir ses çıkarmasıda cabası. Hızlıca gözleri gibi masmavi hırkasını askıdan çıkarıp sol koluna geçirdi. Sağ eliyle tuttuğu hırkasını sakince bırakıp dolabın kapağını tekrar gıcırtılı bir şekilde kapattı. Tam hırkasını yakalamış sağ koluna geçirecekken tekrar Lynn konuşmaya başlamıştı.

"Ama- Ama Sonia, ne-ne-"

Lycia sinirle ellerini sıkmıştı. Dişlerini birbirine bastırıp hızlıca arkasını dönüp Lynn'a tehditkar bir biçimde baktı. Parmaklarını avcunun içine bastırmasıyla neredeyse çoğu kişinin kıyafeti daralmıştı. Yatakhanedeki herkesin gözü Lycia ve Lynn'ın arasında gidip geliyordu. Başını iyice Lynn'a doğru eyip sinirle gözlerini gözlerine dikti. Ne diyeceğini bilemiyordu. Sadece aklından onu öldürmek oda olmadı ölesiye dövmek istiyordu. Tam Lynn'ın yakasından tutacaktı ki kendine hakim olmaya çalıştı. Sakince başını ranzadan geriye doru çekip gözlerini Lynn'ın gözlerinden ayırmadan bir iki adım geriye doğru adım attı. Yumruklarını bırakmıştı artık. Avcunun içinde tırnak izleri çıkmıştı bile. Ellerini serbest bıraktığı anda direkmen bütün ipler sanki bir şeyden kurtulmuşcasına yumuşayıp eski haline dönmüştü.

Lycia sinirle ceketinin fermuarını çekip kapıya doğru yöneldi. Tam yatağından biraz uzaklamıştı ki tekrar topuklarının üstünde dönerek başucuna doğru ilerledi. Gözüne ilişen siyah ve minik aleti almak için geriye dönmüştü. Amacı neydi ki? Sadece müzik mi dinlemek istiyordu? Hayır, hayır... Tek amacı o müthiş şarkı sözlerinin arasında kaybolup bütün bu yaşadıklarını unutmaktı. Gözlerini müzik çalara dikip büyük bir hışımla eline alıp koşar adımlarla kapıya doğru yöneldi. Kapının önüne geldiğinde sakince duraksayıp büyük tahtadan kapıyı kendine doğru çekip geçebileceği kadar aralık bırakmıştı. Şimdi ise tek gidebileceği yer en çok huzur bulduğu 'Yasak Bahçe' olacaktı.

Koridora çıktığında koşarken savrularak dağılan saçlarına aldırmadan yürümeye devam etti. Koridorda sadece hafif bir gürültü vardı. Bunun sebebi ise etrafında camlardan dışarı bakan kızlar veya erkeklerin konuştuğu olaylardı. Elinden sarkan kulaklığı yavaşça kulaklarına doğru götürdü. Müzik Çaları açtığı anda kulaklarını sağır edebilecek bir şekilde gitar solosu yankılanmıştı. Zaten bu ses çıktığı anda biraz olsun korkmuştu. Her zaman ki gibi en son dinlediğinin yarısında kapatıp uyumak böyle bir şeydi. Çalan müzik karşısında etrafında konuşulanların hiç birini duymuyordu; kendi sesini bile...

Gözlerine kapıyı iliştirdiği anda adımlarını hızlandırıp kapıya doğru yöneldi. Artık bu okuldan kurtulmak istiyordu. Sanki burası onu boğacakmış gibine geliyordu. Rüyasında, uykusundayken birisinin Lycia'yı öldüreceğini sanıyordu. Hele böyle bir arkadaşla, bir ranza paylaşmak zaten ölüm gibi bir şeydi. Özellikle üstte Lycia'nın yatması daha beterdi. Lynn durmadan konuşuyor, konuşuyordu. Lycia ise onun o gürültüsünde uyuma çabalarına girişmeye çalışıyordu... Bunları düşünürken dışarı çıktığının farkına varmamıştı. Zatne dışarı çıktığını kendini güvende hissetmesini sağlayacak bir şey olduğunda anlamıştı. Gözlerini hafifçe etrafında oynatıp yere doğru başını çevirdi. Tabii ki; başka ne olabilir di ki? Yüzünü yalayıp geçen ılık bir rüzgar vardı. Bundan daha rahatlatıcı ne olabilirdi?! Ellerini yavaşça yumruk yapıp adımlarını o büyük ve gece bir o kadarda ürkütücü olan yasak bahçeye çevirdi.

Hava ne soğuk ne sıcaktı. Hafif bir rüzgar essede havanın çok güzel olduğu anlaşılıyordu. İki elinide yavaşça kulağına doğru götürüp kulaklıkları çıkardı ve müzik çalarıda kapatıp dağınık bir şekilde cebine tıkıştırdı. Adımlarını biraz daha hızlandırmaya çalıştı. Artık en sevdiği o karnalık ve korkunç ağacın altında sabah kadar oturmak istiyordu. Gözlerini havaya çevirip yıldızlara bakınmaya başladı. Bazen önüne açık gri bulutlar geçsede çok güzel görünüyordu. Tam kutup yıldızına bakacaktı ki acıyla yüzünü buruşturdu. Sert bir şey beline hızla çarpıp durmasına sebep olmuştu. Gözlerini sinirle çarptığı şeye doğru indirdi. bahçenin demirden kapısına çarpmıştı. O soğuk ve uçları hafif oval iğnelere sahip demirden kapıya. Yüzünü hafifçe buruşturarak kapıyı sakinlikle açtı. İçeri doğru adım attığında direkmen gözüne en köşede oturmuş bir silüet dikkatini çekmişti. Adımlarını o tarafa doğru çevirdiğinde silüetin Linde olduğunu fark etmişti. Bu biraz zor olmuştu ama sonunda onu görebilmek gerçekten mutluluk vericiydi. Uzun zamandır görüşmüyorlardı. Uzun zaman dediği ise sadece iki gündü o kadar. Ama koskoca iki gün! Yavaşça Linde'nin dibine oturdu. İki eliylede Linde'nin kulağındaki kulaklığı çıkarak yavaşça Linde'nin ellerine koydu ve hafif tatlı bir gülümsemeyle konuşmaya başladı.

"Anlaşılan burası senide rahatlatıyor ha? Gerçekten güzel bir yer ama değil mi?"

Gözlerini karşısındaki ağaca dikip Linde'den gelcek cevabı bekliyordu. Melodik sesiyle konuşmasını bekliyordu. Sesinin gerçekten güzel olduğu tartışılmaz bir şeydi.


not: başka bir sitede yaptığım rpdir...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Christina A. Carlisle
Kara Büyü Profesörü ve Slytherin Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 232
Yaş : 30
Rp Yaşı : 25
Kan Statüsü : Safkan
Desteklediği Taraf : Karanlık Taraf
En Belirgin Özelliği : Soğuk ve Gizemli
Kayıt tarihi : 03/11/08

MesajKonu: Geri: Lycia Sonia Lonyttå   Paz Kas. 09, 2008 7:26 am

Slytherin ~

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Lycia Sonia Lonyttå
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts'ın Karanlık Yüzünden Önce :: Karakter :: Seçme Bölümü-
Buraya geçin: