~ Aşağıdaki İlan Panosu, yeni duyuru eklendiğinde kızaracaktır. Güncel duyuruları oradan takip edebilirsiniz.
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Joël Marcel Alaire

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Joël Marcel Alaire
Slytherin I. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 26
Yaş : 23
Rp Yaşı : 11
Kan Statüsü : Safkan
Kayıt tarihi : 08/11/08

MesajKonu: Joël Marcel Alaire   C.tesi Kas. 08, 2008 11:55 am

¤ Adı ~ Joël Marcel
¤ Soyadı ~ Alaire
¤ Yaşı ~ 11
¤ Kan Statüsü ~ Safkan
¤ Uyruğu ~ Fransız

¤ Fiziksel Özellikleri ~

Koyu kahverengi, saçlara sahiptir. Saçlarını nadiren kestirdiğinden saçları genellikle bir perde gibi gözlerini örter. Annesinden aldığı söylenen mavi gözleri vardır. Donuk bakışları olduğundan başkalarının ne düşündüğünü anlaması zordur. Oval yüz hatları vardır. Çoğu zaman fazla kalın olmayan dudaklarında bir gülümseme vardır. Atletik bir fiziği vardır. Boyu ve kilosu dengede ve düzendedir.

¤ Kişisel Özellikleri ~

Çabuk sinirlenen, bencil ve hep kendi dediği olsun isteyen biridir. Genellikle içine kapanık ve depresiftir. Bu nedenle insanların çok fazla olduğu yerlerden hoşlanmaz. Ayrıca damarına basıldığında duygularını kontrol edemez ve kendisini çok çabuk kaybeder. Gücü kendisinin gücünden az olan birinden emir almayı sevmez. Hırslıdır ve rekabeti sever. Mükemmeliyetçi bir yapısı vardır. Yapabileceğinin en iyisi yapmaya çalışır. Yaptığı bir iş takdir edilmese sinirlenir. Karşısındakinin zayıf yanını keşfettiği zaman bunu silah olarak kullanmaktan çekinmez. Kendisinden başkasına kolay kolay güvenmez. Nankör insanlardan nefret eder. Küstahtır. Kişilerle hemen tanışır. Ama çabuk arkadaş olamaz. İnsanlarla alay etmekten ve onları küçük düşürmekten hoşlanır. Belirli bir kan takıntısı yoktur. Zeki ve gizemlidir. İstediğini elde etmek için her türlü yola başvurabilir. Çeşitli inançları vardır. Örneğin on üç sayısının uğursuzluk getirdiğine inanır. Kin tutmayı sever. Hemen hemen her şeyden nefret eder. Cesaretlidir. Ancak kendisini tehlikeye atacak kadar aptal değildir. Herkese karşı oldukça rahat ve umursamaz davranır.

Kendi içinde uyum ve dengeyi yakalamayı başardığı anda çevresine de bu uyumu bulaştırır ve büyük bir sükunet ortamı yaratabilir. Üstelik, aynı zamanda sahip oldukları bilgiyi de başarıyla aktarabilirler. Dengesi bozulduğu zaman, kendilerisine olduğu kadar çevresine de zarar verebilir. Kendilerini dinleyip tartmayı başaracak olurlarsa, yeniden iç dengelerine kavuşmayı başarır. Aynı zamanda sezgileri de hayli güçlüdür. Başkalarının yaşantısına girmeye bayılır. Çok istedikleri güzel şeylere başka arkadaşları sahip olduğu zaman kıskançlık duyguları ortaya çıkar, hatta ayni şeylere sahip olmak için hileli yollara başvurabilir. Güçlü bir adalet duygusuna sahiptir. Abartılı bir hareketleri yoktur. Kararsız, alıngan ve dengesizdir. Bunların yanı sıra bir tesir altında kalınca çabuk fikir değiştirebilir. Sakinlik ve huzur onun için çok önemlidir ve ani duygusal çıkışlar onu yorar. Kaba olmaktan nefret eder. Son derece zekidir ve aynı zamanda inanılmaz derecede saftır. Zeki olmasına rağmen zekâsını başka şeylere yorar. Oldukça mantıklı düşüncelere sahip bir çocuktur. Nadiren telaş ve acele eder. Karar verirken aceleye getirilmekten hiç hoslanmaz. Haksızlığa ve adaletsizliğe dayanamaz.

Ciddiyetten ve kadere boyun eğmekten yoksundur. Ona istemediği bir şeyi yaptıramazsınız; inatçılığı bunun bir duvar gibi önüne geçer ve sizi zor durumda bırakır. Arkadaş konusunda aşırı seçicidir; güvenmediği biriyle hiçbir şeyi paylaşmaz. Zor birisidir; onunla arkadaş olmak sevgili olmak kadar zordur. Söylenen sözlerin 'anlamsız' olmasını asla düşünmez ve bir anlam arar. Karamsar ve şüphecidir. Öyle ki herhangi bir durumda en yakın arkadaşından bile şüphelenebilir. Duygularını dışa yansıtmaktansa içine atar ve güçlü görünmeye çalışır. Asla popüler biri olma çabasına girişmemiştir; daima için suskunluğunu ve gizemliliğini korumuştur. İster-istemez karşısındakini tersleyebilir ya da küçük düşürebilir. Sonuçları tahmin edemez ve bir hata yaptıktan sonra pişman olur. Zamanını boşa geçirmeyi sevmez ve boş bulduğu her anı iyi geçirme konusunda titizlik gösterir. Yenilgiyi hezmedemez.

Hayal gücü sınırsız olmakla birlikte, düşünceleri bulunduğu anın ötesinde, akılcı ve sezgiseldir. Dik kafalıdır. Kendini dinleyenlerin ne demek istediklerini anlamadıklarını sanır. İnsanlara karşı sevecen tavırlar takınır. Irk, cinsiyet ve sosyal durumuna bakmaksızın, herkesin aynı olanaklara sahip olmasını ister. Modern görünüşüne karşın, inatçı ve sabit fikirlidir. Ona yaklaşmak çok zordur, çünkü ne kadar dostça davranırsa davransın, arada her zaman bir mesafe bırakır. Kişisel özgürlüğü onun için o denli önemlidir ki, bu yüzden en yakın ilişkilerini kesip atabileceği gibi, yine özgürlükleri adına her türlü özveride bulunabilir. Bu yüzden aile yaşamı biraz zor gelir. Çoğu zaman yeni bir şeyler keşfetmek için uğraşıda bulunur. Belli ilkeleri sonuna dek savunmaları onu hiç rahatsız etmez. Onu tanımlamak her zaman kolay değildir. Farklılığını karşısındaki kişiye hissettirmek onun için zor olsa da, onlar garip bir şekilde Joël'in etkisinde kalırlar. Özgürlüğünden asla vazgeçmeyen Joël için her şey söylenebilir, fakat asla dürüstlüğünden şüphe edilemez. Arkadaş canlısı, uyumlu, ama ne yapacağı belli olmayan bir insan olarak tanınır genellikle. Değişik açılardan bakılırsa zıtlıklarla dolu bir kişiliği vardır. Değişimi yenilik ve macerayı sever. Yaşamın bilgi ve deneyim olduğunun bilinciyle, kararlı ve inatçı bir şekilde her konuda iyi bir öğrencidir. Zekâsını kötüye kullanan Joël için baştan bakıldığında *sorunlu bir tip* diyebilirsiniz.

Yaşamındaki her konuda aşırı bir şekilde hassas ve alıngandır. Sorumluluk duygusu çok gelişmiştir, aldığı görevleri mutlaka yerine getirir. Her işte olağanüstü olan ayrıntıcılığı, işlerinde mükemmeliyetçiliği getirir. Aynı sorumlulukları karşılarındakilerden de bekler. Kolay geçinilebilen biri değildir. Etrafındakilerin kendisi gibi sorumlu ve hassas olmasını bekler. Herhangi belirgin bir neden olmadan somurtkan ve alıngan olabilir. Yakınlarını ve arkadaşlarını çok sevmesine karşın, bunu pek belli etmez. Kendilerini herhangi bir şekilde inciten kişileri zor bağışlar ve yapılan hareketi asla unutmaz. Duygularını sessiz bir şekilde saklar.

Hemen fark edilen hareketli ve enerjik bir yapısı vardır. Fikirlerini hemen uygulamak ister. Atılganlığı engelleri görmemek gibi sakıncalar verebilir. Bir toplulukta hemen ilgi uyandırmak ve dikkat çekmek onun için basittir. Onun için "Ben" çok önemlidir; daima doğruyu o bilirmiş gibi davranır. Yaptıkları ve düşündükleri doğrudur. Her şeyde ve yerde ilk ve önde olmak ister. Lider olmak başta gelen arzusudur; bulunduğu şartlar içinde de önder olmayı başarır. Çok güçlü, aceleci ve o kadar dikkatsiz biridir. İşlek zekası onu pratik çözümlere yönlendirir.

Başarılı olma hırsı ve çabası her zaman için göze çarpar. Bu nedenle hep önde ve dikkat çekici olmayı ister. Yine de çabuk ilgilenir ve kolay bıkar. Düşündüklerini hemen uygulamak ister; yoksa bunun hükmünün hemen geçeceğini hisseder. Çoğu kez dinler gibi görünüp dinlemezsiniz. Arkanısını dönüp kendi fikrinizi uygulayabilecek kadar dik kafalıdır. Düşünmeden tepki göstermek ve hemen öfkelenmek yapısında vardır. Daima kavgaya hazır birisidir ve cesaretiniz başkalarına güç verir ama devamlı ben demesi de insanları bıktırır. Macera, özgürlük ve riskler ilgisini çekmiştir Lionel'in. Kaygılı birisidir ve bazen korkuları aşırı boyutlara çıkar. Özellikle hayatın sonundan aşırı korkmaktadır; bunu belli etmemeye çalışır ancak.

Hareketli ve enerjiktir. Ben egosu çok fazla gelişmiştir; ''ben'', onun aynası olmuştur adeta. Olaylar karşısında coşkularını gizleyemez. Merak ettikleri konularda olabildiğince yaratıcıdır. Amaçları doğrultusunda ilerlerken, kendilerini eylemleri ile kanıtlamak ister; daima içinde bir kendini kanıtlama arzusu vardır. Bencilliğinden kaynaklanan sabırsızlığı ve söz dinlemez yaratılışı yüzünden zaman zaman güç durumlara düştüğü de olur. Böyle anlarda başladıkları işlerini sonuçlandırmadan bırakır. Konuşmaları abartılıdır, çoğu kez gerçekleri değiştirerek anlatırlar. Yaşam sahnesinin başrolünde olmayı ve her zaman parlayarak, odak noktası olmak ister. Aşırı kıskanç ve bağımsızlıklarına düşkündür. İnatçı, bildiğinden şaşmayan,dayanıklı ve istediğini en sonunda elde eden birisidir. Bazen onun için renkler ya beyaz ya da siyahtır. Kıskanç, hatta kinci biridir. Kendisine yapılan kötülükleri asla unutmaz, bunu da ancak öç aldıktan sonra affeder. Genel olarak başkalarından öç almak duygusu hakim olduğundan uzun vadede haksız yaptığınız bir şey sonunda ona zarar verebilir. Hedefi her şeyde derinleşmek ve sonunda zirveye ulaşmaktır. Başkalarının göremediği çok farklı ve gizli noktaları görebilir, bunları birbiri ile bağdaştırıp başka boyutlar elde edebilen birisidir. Analiz etmek, araştırmak onu farklı noktalara taşır; asla elindeki ile yetinmeyen birisi olur. Hangi konuyu ve hangi alanı seçerseniz seçin sonunda başarıyı yakalayacağını düşünür; zaten başarılı olmak isteği tam bir hırs kasırgası şeklindedir. Kimsenin onu geçmesine izin vermez; zirvede kalmak sizin için çok önemlidir.

Geçinilmesi zor birisi olarak tanımlayabiliriz Joël'i. Memnun edilmesi çok zordur; mutlaka bir yerden bir huzursuzluk çıkartacak bir şey bulur. Sevdiği insanların gereklerini onlardan daha fazla düşünür. Son derece bağlı ve sadık bir dost olduğu gibi kızdığınız zaman da zalim bir düşman olabilirsiniz. Kendisi hakkında bir şey bilinmesini istememesine rağmen başkalarının her şeyini merak eder. Fazla konuşmayan, daha ziyade dinleyen ve yüzünde soğuk ifade bulunan birisidir. Kimsenin boyunduruğu altına giremez. Gizli işler planlamak, esrarlı şeyleri deşmek ve araştırmak, mistik konularla ilgilenmek ve sezgilerin gücünden yararlanmak tam ona göredir. Az konuşmayı beceren yapısı gizli işler planlamakta Giselle'i başarılı yapar. Çok güçlü olup diğer insanları yönetmek ister; ipler hep onun elindedir ve onlara aman vermez. Daima karamsar ve gizemlidir; bu yüzden insanların çekindiği biri olmuştur. Doğal, içgüdüsel, taze, saf ve hayattan zevk alan bir yapıdadır. Böylece, bir yapı meselesi olarak, birlikte olduğu insanları yoran çekingenlik de ona yabancıdır. Hayat onun için heyecanlı bir macera anlamındadır. Her şeyden önce hayatın sunduklarını yakalamak ve her yönüyle hayatın tadını çıkarmak isterler. Tipik egoistlik özelliklerinin bulunur, çünkü o, başkalarının kendi hakkında ne düşündüğünü, hareketlerinin onaylanıp onaylanmadığını öğrenmeye çalışmaz. Başkalarının, onu bildiğinden şaşırtmasına izin vermez. Yaşamın her anında daimi bir meydan okuma görür. Aanlık tepkiler gösterir, bütün cesareti, enerji ve yaratıcılığı anlık bir meydan okumadır.

Bu nedenle hiçbir şeyden çözülmemiş sorunlar kadar nefret etmez. Uzun süre çabalaması gerektiğinde sık sık tahammülünü kaybeder. Böylece, aslında uğrunda bütün gücünü harcadığı bir şeye, gerçekten ulaşmak istemediği izlenimi yaratır. Son karar adımını atmakta tereddüt eder. Küçük detaylar, ufak tefek noktalar ona dehşet verir. Devamlı yenilik peşinde olma dürtüsünü hayat boyu bastıramaz, aksi halde kişiliklerini kaybeder. Açıklık ve dürüstlüğüyle ara sıra diğer insanları yaralar. Aslında yaralama düşüncesi akıllarından bile geçmez. Doğallığını, kendine hiçbir sınır koymamasına ve koydurmamasına borçludur. Küstahlık içeren davranışlar gösteren kişileri, açık ve arkadaş canlısı olmasına rağmen yanına yaklaştırmaz; bunlar pek küstahlık sayılmasa da. Onun yanına yaklaşıp kartlarına bakmaya cesaret eden kişi, mantığının soğukluğunu ve keskinliğini hisseder, sınır dışına sürülür. Joël'e bir şeyi beğendirmeye çalışmak, zor ve yorucu bir iştir. Aldırmaz görünmesine rağmen, o aşırı derecede hassas ve duygusaldır. Paylaşma ve yardım teklifinin reddi durumunda tepkisi, depresif bir halde içe dönme olabilir, fakat kendini ilkel bir öfke ve kızgın bir hava içine sokar. Ama bu durumundan çabuk kurtulur. Yeni bir yardım önerisi sunar, böylece yeni bir özelliği ortaya çıkar: Hastalık derecesinde sabırsızlık.

¤ Ailesi / Geçmişi ~
Aile Geçmişi: Alaire ailesinin soyları Fransa'ya dayanan bir ailedir fakat bazı aile üyeleri İngiltere'dedirler. 1500'lü yılların başında kurulmuş olmasına rağmen köklü bir aile değildir. Ailede son dönemlerde büyük parçalanmalar olmuştur. Ailedekilerin hepsi safkan değildir. Aile özellikle Slyherin ve Ravenclaw'a öğrenci verir fakat Hufflepuff ve Gryffindor'a öğrenci vermiştir. Aile genel olarak Karanlık Tarafta bulunmaktadır fakat ailede her ailede olduğu gibi İyi Tarafta olan kişiler de vardır. Aile zekilikleriyle ve karanlıklarıyla tanınmışlardır.
Karakterin Geçmişi ~ Ailesi her şeyi önüne getirmiştir; olabildiğince şımartmışlardır. Joël'in bu şımarık yapısı kimse tarafından sevilmemiştir. Çoğu kez ani ruh değişimleriyle nedeniyle ona yaklaşmak istemeyenler olmuştur. [/color][/i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Joël Marcel Alaire
Slytherin I. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 26
Yaş : 23
Rp Yaşı : 11
Kan Statüsü : Safkan
Kayıt tarihi : 08/11/08

MesajKonu: Geri: Joël Marcel Alaire   C.tesi Kas. 08, 2008 11:56 am

¤ Örnek Rp ~
Usulca, bir yılan kadar sessiz ve avare bir şekilde koridora geldiğinde, her zamanki gibi yalnızdı; gölgelerin musallat olduğu suratıyla birlikte. Canını acıtacak türden değildi bu yalnızlık, sadece arkadaşları pek yoktu, bunu da umursamıyordu. Zaten kim bir deliyle arkadaş olmak isterdi ki? Evet, deliyle... En olmayacak zamanlarda ve yerlerde başkalarının göremediklerini görüyor, duyamadıklarını duyuyor ve koklayamadığı kokuları algılayabiliyordu; bunun sebebi şımartılmasını sağlayan hastalığıydı bunu biliyordu. Yarı Fransız oğlan her şeyin farkındaydı; bu nedenle insanlara zarar vermemek amacıyla kendi dünyasına kapanmıştı. Onu gördüğünüz anda ''asosyal, sorunları olan bir çocuk, gölgenin hâkimiyetinde olan yüzünü saklıyor'' diyebilirdiniz, bunlar fark edilmesi çok kolay noktalardı sonuçta. Yürürken yere bakması her şeyi açıklıyordu zaten; belli sorunları olduğunu. Stephen asla göğsünü gererek yürümemişti koridorlarda; hep özgürlüğüne mâni olan şeyler vardı. Bazen bu yüzden ikizine imreniyordu. Mette'nin sosyal sorunları yoktu, insanlarca dışlanmıyordu. Esmer kız çoğu açıdan farklıydı; yan yana durduklarında sadece fizikleri benziyordu zaten; onun haricinde başkalarının ikiz olduklarını fark etmesi çok olası bir durum değildi. Farklılıklar… Her zaman gücü olduğu için kendisini üstün görenlerden, farlı olduğunu iddia edenlerden nefret etmişti; onlar hiç Stephen’la tanışmışlar mıydı? İşte asıl farklı olan oydu, gücü olsa da olmasa da…
Boş koridordan gelen gülme sesleri sayesinde irkilmişti, mavi gözleriyle etrafına bakınmasına rağmen birini görememişti. Orada birileri olduğuna emindi, sadece göremiyordu. Bir kaç adım attıktan sonra yolunu uzatıp başka bir koridora girdi, koridor hemen hemen boştu. Öğrenciler dersliklerine giderken arada yolda ona çarpıyorlardı. Stephen ise görmeyi yeni öğrenmiş bir çocuk gibi şaşkın ama meraklı bakışlarla etrafına bakıyor, en ufak bir ses bile duymaya çalışıyordu. Hiç bir şey yoktu, duyduğu ses tekrar etmiyordu; yine aklı ona oyun oynuyor olmalıydı. O kadar yıl boyunca buna nasıl dayanabilmişti anlamıyordu. Sonunda hiçbir şeye inanmaz hale gelecekti, bunu biliyordu. Hastalığı henüz pek ilerlemiş sayılmazdı, yine de bazı tuhaflıklara yol açabiliyordu. Duyduğu sese anlam veremeyen, zaten neden bu kadar taktığınıanlamayan sarışın çocuk dersliğe doğru yürümeye başladı.
İçeri adımını attığında onu uğultularla dolu bir sınıf karşılamıştı. Yavaşça iç çekti; her şeyden olduğu gibi sesten de hoşlanmazdı ya. En arkalardan bir yere oturdu; öne oturmayı, bütün bir dersle iç içe olmayı sevmezdi. Daha çok gerilerde durur, kendisini ve hiçbir zaman ışıkla alakası olmayan solgun tenli yüzünü göstermemeyi yeğlerdi. Sarı yapraklardan ve çeşitli harflerden oluşan işe yaramaz bir kitabı önüne çıkarttı. 'İleri Düzeyde Güç Kullanımı' yazıyordu, yeni olduğu her halinden belliydi; Stephen ilk derse kadar kitabın kapağını aralamamış bir çocuktu. Bir kadın sesi duyduğu anda mavi gözlerini hızla sesin geldiği yöne çevrildi; böyle bir derse bir bayanın gireceğini tahmin etmemişti nedense. Tehlikeli derslere giren profesörlerin erkek olacağını düşünüyor, önyargıyla yaklaşıyordu bu nedenden dolayı. Ancak kadının atletik yapılı vücudu onu zararsız gibi görünmekten, hakkında çok düşünmekten alıkoyuyordu. Kadın kendini tanıttı; ne kadar sıkıcıydı böyle! 'Profesör Bordéaux' ha! Kendisini ne sanıyordu bu kadın? Profesör olması her şeyi yapabileceği anlamına mı geliyordu? Kendisinden bir sıra sağında oturan kıza döndü ve
[i] ''Hey Estel! Sen de şu sesi duyuyor musun?'' dedi ve yüzüne bir tebessüm kondurdu. Adı 'Estel' olmayan, kumral saçlı kız ona tuhaf bir şekilde bakmakla yetinmişti; onun ya kafayı yediğini ya da kendisini başkasıyla karıştırdığını düşünmüştü büyük ihtimalle. O garip bakıştan sonra konuşmamış ve önüne dönmüştü. Stephen'in kast ettiği profesörün sesi değil de acı dolu haykırışların sesiydi; kafasında yankılanan haykırışların... Nasıl oluyordu da başka kimse duymuyordu? Gözlerini kapattı bir-iki saniye için; bunun geçmesini bekledi. Hepsi bir kabus olmalıydı, hiçbir şey bu kadar korkutucu olamazdı sonuçta.
Herkes teker teker adlarını söylüyordu; Chuck, Di, Issa, Kaitlynn.... Sıranın ona geldiğini gören sarışın çocuk ayağa kalktı ve durduğu yerde hafifçe sallanarak ince ve kısık bir sesle konuşmaya başladı.
''Enrique...'' Bu sözün ardından yüzünde ufak bir seyrelme olsa da hemen geçmişti; bunu umursamayan mavi gözlü oğlan devam etti. ''...Stephen Harper. Özel bir lakabım yok.'' Planladığı şekilde devam ettirebilirdi sözlerini; ancak o zaman zar zor bulduğu dengesini yitirebilirdi. Tekrardan sırasına oturdu ve arkasına yaslanarak, heyecan ve biraz da korku dolu duygularını soluk alıp-vermeleriyle dindirmeye çalıştı. Duygu selini anlayamamıştı; neden hep olmadık zamanlarda ortaya çıkıyor ve her şeyi mahvedebiliyordu? Garip... İmrendiği çocuklar birer birer isimlerini söylüyorlardı; evet, kıskanç biriydi Stephen. Kıskanç, tuhaf ve gizemli... En on olarak profesör bir kaç şey öylemişti, *işe yaramaz* diye nitelendirmişti Stephen bunları. Dersin amacını okuyarakta öğrenebilirdi. Ardından kediye dönüşen kadını izledi. Sinir bozucu... Gösteriş ya da aklının ona oynadığı bir oyun, adı artık her neyse Stephen bundan hoşlanmamıştı. Buna rağmen oldukça 'etkileyici' bulmuştu. İnsan şekline girememesi büyük bir eksiklikti, eğer onu da yapabilseydi tamamen harika bir büyü olduğunu kabul edebilirdi. Herkes tekrardan ayağa kalkıp güçlerini söyleyeceklerdi şimdi de. İyice sıkılacak bir derse dönüşmekteydi. Tekrardan aynı kişilerin kalkmasını bekledi, ardından sıra yine ona gelecekti. Dersi dinlemekten başka çaresi olmadığını anlayınca sessizce dinlemeye başladı. Sıra kendisini gelince tekrardan ayağa kalktı ve [color=teal]''Toprağa ve -dolaysıyla- kuma hükmedebiliyorum. Henüz pek gelişmiş bir güce sahip değilim'' dedi. Tekrardan herkesin söylemesini dinledikten sonra tahtaya baktı. Ödev... İğrenç bulurdu ödevleri. 'Ders işkencesinin ardından verilen can sıkıcı şeyler' diye nitelendirmişti; Stephen'a göre çok da önemli değildi bu. " Çıkabilirsiniz, ders bitti " Bitmişti sonunda. Usulca eşyalarını topladı ve bir daha gelmek istemeyeceği derslikten ayrıldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Christina A. Carlisle
Kara Büyü Profesörü ve Slytherin Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 232
Yaş : 30
Rp Yaşı : 25
Kan Statüsü : Safkan
Desteklediği Taraf : Karanlık Taraf
En Belirgin Özelliği : Soğuk ve Gizemli
Kayıt tarihi : 03/11/08

MesajKonu: Geri: Joël Marcel Alaire   C.tesi Kas. 08, 2008 12:08 pm

Slytherin ~

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Joël Marcel Alaire
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts'ın Karanlık Yüzünden Önce :: Karakter :: Seçme Bölümü-
Buraya geçin: