~ Aşağıdaki İlan Panosu, yeni duyuru eklendiğinde kızaracaktır. Güncel duyuruları oradan takip edebilirsiniz.
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Emmett Ray Rutherford

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Emmett Ray Rutherford   C.tesi Kas. 15, 2008 1:58 am


¤ Adı ~ Emmett Ray
¤ Soyadı ~ Rutherford
¤ Yaşı ~ 11
¤ Kan Statüsü ~ Safkan
¤ Uyruğu ~ İngiliz

¤ Fiziksel Özellikleri ~



Kendisinin fazlasıyla beyaz bulduğu bir ten rengine sahiptir. Mavi gözleri, çoğu zaman asıl rengini belli etmez ki, bu durum Emmett'ın hoşuna gitmemektedir. Çoğunluğun aksine, gece karanlığında göz rengi kendini vurgulamaktadır. Emmett, bu durumu saçmalık olarak değerlendirir. Kahverengi tonlarına ulaşmış olan düz saçlarını uzun bırakmayı pek sever. Sıkıldığı vakitlerde elleri sürekli saçlarına ulaşmaktadır. Beyaz teni dolayısıyla korktuğunda, utandığında, üşüdüğünde ve buna benzer birkaç durumda yanakları kızarmaktadır. Böyle zamanlarda suratını bebeğimsi bulmaktadır.

¤ Kişisel Özellikleri ~

Yaşına göre durgun sayılabilecek bir yapısı vardır. Gizemli olan herşeye ilgi duymakta ve gizemli olmayı sevmektedir. Merakını çelen bir konuyu araştırmaktan çekinmez. Doğru olanı bulmak, onda bir tutku hâlini almıştır. Akıllı hayvanları pek sever. Köpeği Max'e güvendiği kadar insanlara güvenmemiştir. Ona göre iyi ve kötü değil, erdemli olan ve olmayan vardır. Kendisinden bir şeylerin saklanmasından hiç hoşlanmaz, o şey -her neyse- öğrenmeye çalışır. Şifreli oyunlara ve büyücü satrancına duyduğu özel bir ilgi vardır. Kendisinin akıllı ve bilgili bulduğu insanlarla sohbet etmeyi, onları tanımaya çalışmayı sever. Öğrenmeye aç bir çocuktur.

¤ Ailesi Yaşamı ~

İngiltere'nin oldukça kalabalık ve yoğun bir şehri olan Londra'da yaşamlarını sürdüren Rutherford ailesinin, şehri ikiye ayıran Thames Nehri'nin kuzey kesiminde, ıssız sayılabilecek bir muggle mahallesinde bulunan üç katlı, bakımlı bir evleri vardır. Evde Ray'in babası Jamison Jake Rutherford, halası Sarah Rutherford, büyükbabası Raymond Rutherford, büyükannesi Gabrielle Rutherford ve iki kuzeni olmak üzere, kendisi dahil yedi kişi yaşamaktadır. Annesi Davonna'nın Emmett'ı doğurduğu sırada öldüğü bilinmektedir. Emmett, ailesinden dinlediği kadarıyla annesinin kendisine pek benzediğini öğrenmiştir. İkinci katta bulunan odasının duvarında, annesinin büyükçe bir portresi bulunmaktadır. Odasını küçük bir kütüphaneye çeviren Ray, zamanının çoğunu orada geçirmektedir.

¤ Örnek Rp ~

Not: Başka bir sitede, profesör karakterim ile yapmış olduğum ders Rp'sidir.

Alıntı :
Yeni dönemdeki ilk dersini vermek üzere kahvaltısını odasında yapmasının ardından dersliğinin yolunu tutmuş, henüz hiçbir öğrenci ortalıkta yokken meşe ağacından yapılmış, sınıfta temiz gibi duran yegâne nesnenin, masasının arkasındaki heybetli deri koltuğuna çökmüştü. Sınıfa şöyle bir göz gezdirildiğinde sıraların ve yerlerin üzerini hafif bir toz tabakasının bürüdüğü açıkça görülebiliyor, kapalı pencerelerin içeriye yaydığı terkedilmişlik havası hissedilebiliyordu. Bu görüntünün tek avantajı, öğrencilerin Profesör Lorgoff’larının sınıfa olmayışına inanmalarıydı.

Gözüne çarpan görüntüye belli belirsiz gülümseyerek sağ kolunun yeninde asılı duran asasını, elini şöyle bir sallamasının ardından avucuna indirdi. Söğüt ağacından asayı, gezgin bir durumda omuzlarına kadar salınan saçlarının tepesine sertçe indirdi. Sabahın bir vakti kendisine pek hoş gelmeyen bir his bedenini sardı. Kısa bir süreliğine başından aşağıya özenle soğutulmuş bir su kütlesi dökülüyormuş gibi hissetti. Sonrasında bedenine ne olduğunu teyit etmek için başını sakince aşağıya büktü. Gördüğü şey güçlü bir hayalbozan büyüsüydü. İçeriye giren bir öğrenci, kesinlikle sınıfı boş sanacaktı. Gülümseyerek ayağa kalktı. Masasının bulunduğu yükseklikten aşağıya indi ve elindeki asasını eski yerine, koluna doğru çıkardı. Bütün bunları gerçekleştirdiğinde sınıfın kapısı itinayla ileri doğru savruluyordu. Kafasını çevirip bakmadı. Bu saatte buraya gelmeye kalkanın herhangi bir öğrenci olması dışında bir olasılık aklına ilişmiyordu. Usulca sınıfın arkalarına, kararmış yazı tahtasına doğru ilerledi. Sınıfta kendisinin ayak sesleri dışında birtakım sesler kendini göstermeye başladığından kendisi fark edilmemişti.

Sonunda sırtını duvara dönmüş, sınıfın geri kalanına, sıralara ve içeriye doluşmaya başlayan öğrencilere bakmaya başlamıştı. Sınıfın pencereleri, bir öğrenci tarafından açılmıştı. İçeriye serin bir hava nüfuz ederken, kapının her savruluşunda mırıltılar yükselmeye, içerideki hayat belirtisi daha derin soluklarla kendini belli etmeye devam ediyordu. Çoğunluk, birbirleriyle selamlaşmalarının ardından sessizliğe ve beraberinde sıralarına gömülüyor, kimileriyse simalarının alt kısmına yerleştirilmiş olan o iki yarığı bir kez olsun açmaya niyetli görünmüyordu. Öğrencilerin sıkıntılı tavırları derslikte gezinmeye başlarken, James, sol kolunu kaldırarak gümüş işlemeli saatine bakındı. Yedi dakika, geri kalan öğrencileri gecikmiş sayabileceği makul bir süreydi.

Sınıfı doldurmuş olan kalabalığa bir kez daha göz gezdirirken, adımları ileriye doğru sürüklenmeye başlamıştı. Bu dönemin kalabalığını asil ve sinsi Slytherin’lar oluşturuyor gibiydi. Buna rağmen okul içerisinde, bina öğrencileri arasındaki o eski şamata yoktu. Hoş, kendi aralarında gruplaşmış birkaç topluluk, düzensiz aralıklarla atışmalar, haylazlıklar yapıyordu. Buna rağmen denilebilirdi ki: dönem sakinleşmişti. Bu olguyu bağlayabileceği şey, dönem başında, kendi yokluğunda Hogwarts’da yapılan Ölüm Yiyen baskınıydı. O sıralar sözde yanlış anlaşılma dolayısıyla Azkaban’da işkence gördüğünden masumların canının yanmasını önleyememiş, iş Bakanlık’a ve Yoldaşlık’a kalmıştı. Eh, Ölüm Yiyenlerin boş gezinmeye niyetleri olmadığından, yakın zamanda patlak vereceğini tahmin ettiği bir gümbürtüde ortaya çıkardı.

Sessiz ve derinden bir solukla, kendisine dönük sıraların önünde yerini almış halde asasını bir kez daha avucun indirdi. Bu kez az öncekinden hızlı bilek hareketleriyle hayalbozan büyüsünü ortadan kaldırmak için başının tepesine hamle etti. Vücudundan aşağıya akan sıcaklık hissine aldırmayarak sol kolunu bir hakim olma havasıyla kaldırdı, aynı anda sınıftan yükselen çığlıklara, hayret nidalarına kayıtsız kalarak asasını boğazına doğrulttu.

’’Sessizlik!’’ söylediği bu tek kelimenin arkasından, dersliğin her yanında yankılanan yüksek, net ve soğuk sesinin etkisinden mi, duruşundan veya kıdeminden midir bilinmez, bir anda sınıf nahoş bir sessizlik içerisine girmişti. Öğrencilerin kendine dikilmiş bakışlarının bazılarını, soğuk bir edayla karşılamasının ardından bir adım daha ileri atarak konuşmasına devam etti. ’’Dersime erkenden teşrif edenlere teşekkür ediyorum.’’ Bunu söylerken bakışları pencereleri açan bir Hufflepuff oğlanına, derse geldiği gibi sırasına gömülen, keyiften yoksun bakışları kendisine dikilmiş Slytherin’lı bir kıza, ardından Hufflepuff sınıf başkanı olan kıza ve önünde çiziktirilmiş bir parşömen duran dördüncü sınıf bir Slyhterin’a kaydı. Ardından konuşmasına devam etti. ’’Sıranızın üzerinizde dersimle ilgili bir kitap, not yığını veya herhangi bir şey görmek istemiyorum. Hepiniz, asalarınızı çıkarın ve bunu yaparken sıralarınızdan kalkın!’’ derken, sesinin son kırıntıları iki saniye için sınıfın her köşesinde yankılanmış, ardından söylediğini idrak eden öğrenciler, itaatkâr bir şekilde James’in söylediğini uygulamaya başlamıştı. Az sonra bütün sınıf, sessiz sayılmayacak bir halde uygulamaya geçmişti ve bir dakika sonra tüm öğrenciler ayakta, asaları çekilmiş halde profesörlerine meraklı gözlerle bakarak dikilmiş, duruyorlardı.

’’Teşekkürler. Şimdi, sıralarınızdan ayrılın ve tam önüme gelin.’’ demesinin ardından, bu defa az öncekinden daha çabukça dediği yapılmış, kısa süre içerisinde bina öğrencileri etrafında toplanmıştı. Söylediklerini uygulayan öğrenciler yarı meraklı, yarı heyecanlı bir halde kendisine bakıyor, belki de meraklarını dile getiremez halde bekliyorlardı. James ise, bunu fark etmesine rağmen açıklamasını biraz sonra yapmayı planlıyordu. Önünü kapatan öğrencileri nazikçe kenara çekmesinin ardından asasının bir hareketiyle sınıfta bulunan tüm sıraları arkaya, duvarın dibine doğru sürükledi. Şimdi sınıfın ortasında büyükçe bir meydan oluşmuştu. Asasını bir kez daha kaldırarak o boş alana doğrulttu ve geniş, siyah renkte bir daire çizdi.

’’Dairenin etrafına dizilmeniz gerekiyor. Bugün bünyenizin kaldırıp kaldıramayacağını merak ettiğim büyüler öğreneceksiniz. Oldukça işe yarar bir saldırı olan sersemletme büyüsü ve sersemletilmiş kişiyi çözen Ennervate. ‘Sersemlet!’ büyüsüne karşı, hepinizin bildiği kalkan büyüsünü kullanacaksınız. Bu eğlenceye dahil olmak isteyen ilk gönüllüleri göreyim!’’ diye noktayı koydu James. Kendisinin ağzından çıkanlara dikkat kesilmiş kalabalık, sözlerinin bitmesinin ardından ellerini havaya dikmeye başlamıştı bile. Derse olan bu ilgiden hoşnut bir halde, istekli ve neşeli görünen öğrencilerine göz gezdirmeye başladı. Derslerini teorik olarak işlemeyi baştan beri sevmemişti. Böylesinin daha etkileyici ve eğlenceli olduğu görüşündeydi. Bir gülümsemeyle dairenin etrafında toplanmış olan öğrenci topluluğuna bakmaya devam etti. Hangi ikisini yanına çağıracağına karar verme zamanı gelmişti…


En son Emmett Ray Rutherford tarafından C.tesi Kas. 15, 2008 4:13 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christina A. Carlisle
Kara Büyü Profesörü ve Slytherin Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 232
Yaş : 30
Rp Yaşı : 25
Kan Statüsü : Safkan
Desteklediği Taraf : Karanlık Taraf
En Belirgin Özelliği : Soğuk ve Gizemli
Kayıt tarihi : 03/11/08

MesajKonu: Geri: Emmett Ray Rutherford   C.tesi Kas. 15, 2008 4:26 am

Ravenclaw ~

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Emmett Ray Rutherford
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts'ın Karanlık Yüzünden Önce :: Karakter :: Seçme Bölümü-
Buraya geçin: